Dünya Sağlık Örgütü ve Türkiye Pediatri Derneği'nin ortak önerisi, ilk 6 ay boyunca yalnızca anne sütü verilmesi yönündedir. Ek gıdaya geçiş için kesin bir takvim yaşı olmakla birlikte, bebeğin hazır olduğunun işaretlerine de dikkat etmek gerekir. Hazırlık işaretleri şunlardır: bebeğin başını dik tutabilmesi, destekle oturabilmesi, dile itme refleksinin kaybolması ve masadaki yiyeceklere ilgi göstermesi. Bu işaretler genellikle 6. ayda ortaya çıkar. 4. aydan önce ek gıda başlamak sindirim sistemi ve bağışıklık açısından risk taşır; 7. ayı aşmak ise bebeğin çiğneme alışkanlığı ve demir ihtiyacı üzerinde olumsuz etki yaratabilir.
İlk ek gıdalar olarak sebze püreleri (kabak, havuç, patates), meyve püreleri ve demir açısından zengin besinler (kırmızı et, muhallebi tarzı tahıl karışımları) tercih edilebilir. Yeni bir besin her seferinde tek tek ve 3–4 gün arayla tanıtılmalıdır; böylece olası bir alerji ya da tahammülsüzlük kolayca fark edilir. Tuz, şeker ve bal ilk 1 yaşta kesinlikle verilmemelidir. Bal, botulizm riski taşır. Besinler yaşa uygun kıvamda, önce püreli sonra ezik ve parçalı olarak sunulmalıdır.
Alerjen besinler (yumurta, yer fıstığı, balık, buğday, inek sütü ürünleri) eskiden geç dönemde tanıtılırdı; güncel kanıtlar bu yaklaşımın değişmesi gerektiğini göstermektedir. Yüksek riskli bebek yoksa alerjen besinlerin 6–12. ay içinde tanıtılması alerji gelişim riskini azaltabilir. Ek gıdaya geçiş sürecinde anne sütüne devam edilmesi önerilir; ek gıda anne sütünün yerini almaz, onu tamamlar. Bu dönemde doktorunuzla düzenli izlem yapmak, büyüme eğrisini takip etmek ve beslenme planı hakkında rehberlik almak büyük önem taşır.
— Uzm. Dr. Gökhan DAVUTOĞLU, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı, Ümraniye İstanbul