RSV (Respiratuar Sinsityal Virüs), 2 yaş altı bebeklerde hastaneye yatışın en sık nedeni olan solunum yolu virüsüdür. Kış aylarında pik yapar ve büyük çocuklarda hafif üst solunum yolu enfeksiyonu gibi seyrederken, bebek ve küçük çocuklarda bronşiyolit (küçük hava yollarının iltihabı) ve pnömoniye neden olabilir. Tipik belirtiler: burun akıntısı, hafif ateş, öksürük, hışıltı, hızlı ve zorlu solunum. Belirtiler 1–2 haftada kendiliğinden geçer; ancak bazı bebekler oksijen desteği için hastaneye yatmak zorunda kalabilir.
Risk grubu olarak öne çıkan bebekler: 32 haftadan önce doğan prematüreler, kronik akciğer hastalığı (BPD) olan bebekler, doğumsal kalp hastalığı olanlar ve bağışıklık sistemi zayıf çocuklar. Bu grupta RSV enfeksiyonu daha ağır seyredebilir. Spesifik bir antiviral tedavisi bulunmayan RSV'de yönetim destekleyicidir: yeterli hidrasyon, gerekirse oksijen takviyesi ve izlem. Hastalığın kendisi antibiyotiklerle tedavi edilemez; ikincil bakteriyel enfeksiyon yoksa antibiyotik gerekmez.
Koruyucu yaklaşım açısından Palivizumab (aylık profilaktik monoklonal antikor enjeksiyonu) yıllardır yüksek riskli bebeklerde kullanılmaktadır. Son yıllarda onaylanan Nirsevimab ise tek doz uygulamasıyla tüm bebekleri RSV'ye karşı koruyabilmekte ve giderek yaygınlaşmaktadır. Bunların yanı sıra el hijyeni, hasta kişilerle temastan kaçınma ve sigara dumanına maruziyetin azaltılması da önemli koruyucu önlemlerdir. Prematüre veya kronik hastalığı olan bebeğiniz varsa RSV sezonunda profilaksi seçeneklerini doktorunuzla konuşun.
— Uzm. Dr. Gökhan DAVUTOĞLU, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı, Ümraniye İstanbul